başlamak

başlamak, kılavuzluk etmek, komutanlık etmek, III, 291, 292

Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini. 2009.

Look at other dictionaries:

  • başlamak — e 1) Bir işe girişmek, harekete geçmek Şairliğe on sekiz yaşında gazel ve rubailerle başlamıştı. H. Taner 2) nsz Çalışır, işler, yürür duruma girmek Bundan başka evlenme hayatı da oldukça başarılı başladı. H. E. Adıvar 3) Olmak, oluşmak, ortaya… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • söze başlamak — konuşmaya başlamak, bir konuya girmek Heykelinizi diktirmek istiyormuşsunuz, diye söze başladı. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sıfırdan başlamak — en baştan, hiçbir şeye sahip olmadan bir işe girişmek Sıfırdan başladım, lisede kitabım, tıbbiyede beyaz gömleğim yoktu, bu ev, Ihlamur daki klinik, altımdaki araba, hepsini ben yaptım. A. İlhan …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ÜST PERDEDEN BAŞLAMAK — Ağız bozmak, sert konuşmak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • TEBEDDÜ' — Başlamak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • tevessül etmek — başlamak, girişmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • türçimek — başlamak. III, 275, 276 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • ŞÜRU' — Başlamak. (Bak: şuru …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • girmek — e, er 1) Dışarıdan içeriye geçmek İçeri girdiklerinde birinci film çoktan başlamıştı. H. Taner 2) Sığmak Elim bu eldivene girmiyor. 3) Katılmak, iltihak etmek Bugün edebiyat imtihanına girdim. Y. Z. Ortaç 4) Almak, fethetmek Ordularımız İstanbul… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yerleşmek — e 1) Yerine iyice oturmak, yerinde sabit olmak Bu taş buraya adamakıllı yerleşmiş. 2) Yer bulup oturmak Arabaya, birbirine sıkışarak yerleştiler. S. F. Abasıyanık 3) Çalışmak üzere bir iş yerine başlamak Oğlu bankaya yerleşmiş. 4) Bir yerde… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.